DİYETTE POPÜLERLİK SIRASI VE SONRASI

Diyet parmak izi gibidir, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Sağlıklı zayıflama, uzman desteği alınarak ve kişiye özel, haftalık yapılan vücut analiz ölçümü değerlendirilmesine göre yazılan beslenme programlarını içermelidir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve kişinin davranış şekli en önemli noktaları oluşturmaktadır. Hangi tip hastaya hangi diyet uygulanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Son dönemlerde obezitenin artmasıyla birlikte zayıflamak için birçok diyet modeli gündeme gelmiş ve popüler olmuştur.


Popüler diyetlerde belli besinlere ağırlık verildiğinden yasaklanan besinlere karşı aşırı istek oluşur ve diyet sonrasında bu besinlere hücum edilince kilo alınır. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler, insanları egzersizden uzaklaştırdığı için zaman içinde kilo almaya neden olmaktadır. Yeme bozukluklarına yol açabildiğinden dolayı uygulanmaması gereken yanlış diyetlerdir.

Kısa dönemde popüler diyetlerle sağlanan kilo kaybı uzun dönemde birçok sağlık problemlerine neden olmaktadır ve verilen kilolar uzun dönemde geri alınmaktadır.



Bu diyetler arasında en popüler olanı düşük karbonhidrat-yüksek proteinli zayıflama diyetleridir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin meyve, sebze ve diyet lifi tüketimi azaltıldığı için antioksidan yetersizliği ortaya çıkar. Bu durumda uzun dönemde kanser riski artabilir. Kısa süreli yüksek protein diyeti uygulamasında karaciğer ve böbrek dokularında yapısal hasarlar yaşla birlikte artarak devam edebilir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin ruh hali ve bilişsel fonksiyon üzerinde uzun dönem etkileri olumsuz olabilir.

Düşük karbonhidratlı diyetlerdeki hızlı kilo kaybı vücut suyunun azalmasına bağlıdır, birkaç gün sonra ya da diyet bırakıldığında bu kilo geri alınır. Ya da verilen kilolar uzun dönemde kas kaybı oluşturur. Fakat dengeli ve sağlıklı beslenmede asıl istenen yağdan kilo verilmesidir.

Düşük karbonhidratlı diyetler, gastrointestinal problemler, kan şekeri düşmesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, bulantı, susama, güçsüzlük ve yorgunluk gibi yan etkiler gösterebilir.

Düşük karbonhidratlı ya da çok düşük karbonhidratlı diyetlerde karbonhidrat alımı <20 g düştüğünde bu durum ketojenik diyetler olarak tanımlanır ve keton cisimleri oluşur.

Ketojenik diyet, açlık sırasında karbonhidratların yerine yağların yakılması için vücudu uyarır ve keton cisimlerinin kanda artmasına, kanın PH’sının düşmesine ve ilerleyen süreçte ketoasidoza bağlı kan basıncında aşırı düşme, şok ve bilinç kaybı gibi olumsuz durumlara neden olmaktadır.

Bazı diğer popüler diyetler; Dukan Diyeti, Hollywood Diyeti, İsveç Diyeti, Akdeniz Diyeti, Kan Grubuna Göre Diyet, Glutensiz Diyet, Alkali Diyet ve daha fazlası olarak sayılabilir.

Sağlıklı ve yeterli beslenme tarzına en çok uyan popüler diyet Akdeniz diyetidir. Akdeniz diyeti; sağlık durumunun iyileştirilmesinin yanı sıra kanser, metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet, bulaşıcı olmayan hastalıkların morbidite ve mortalite hızının azalmasında etkilidir.

Besinlerin sindirimiyle oluşan metabolitler, metabolizmayıı etkilemektedir. Dolayısıyla diyette yapılan bir değişiklik sadece 24 saatte mikrobiyatayı değiştirmektedir. Diyet değişimlerinin neden olduğu kısa süreli değişikliklerin yanı sıra, bağırsak mikrobiyotası üzerine alışılmış diyetin uzun vadeli sonuçları bulunmaktadır.


Örneğin çölyak hastası veya glüten intoleransı olmayan sağlıklı birey bir aydan uzun süre uygulanan glutensiz diyetin bağırsak için faydalı bakteri popülasyonunda azalmaya neden olur.

Yanlış diyet bağırsak mikrobiyotasını etkilemesinin yanı sıra insan sağlığını etkiler ve kronik hastalıkları ortaya çıkarabilir. Bireye özgü enerji ve besin ögesi gereksinmelerini karşılayacak yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunmasında oldukça önemlidir.


 

KAYNAKÇA

Feride Ayyıldız, H. Y. (2019). Farklı Diyet Modellerinin Bağırsak Mikrobiyotası Üzerine Etkisi. Bes Diy Derg, 77-86.

Gökçe Sueda Aydoğdu, G. A. (2020). Aralıklı Açlık Diyetleri ve Düşük Karbonhidratlı Diyetlerin Obezite Tedavisindeki Etkisi. Bes Diy Derg, 98-106.

KARADUMAN, D. T. (2015). DÜZCE’DE YAġAYAN YETĠġKĠN BĠREYLERĠN POPÜLER DĠYETLERĠ ÖĞRENDĠKLERĠ KAYNAKLAR, POPÜLER DĠYETLER HAKKINDAKĠ BĠLGĠLERĠ VE YANLIġ UYGULAMALARI. BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ FAKÜLTESĠ BESLENME VE DĠYETETĠK BÖLÜMÜ.

Kübra Derya İPEK, H. Ö. (2018). Diyetin ve Karbonhidrat İçeriğinin Mikrobiyotaya Etkisi . Cumhuriyet Üniv. Sağ. Bil. Enst. Derg. , 29-39.

Özge Mengi Çelik, E. K. (2020). Aralıklı açlık uygulamalarının vücut bileşimi ve biyokimyasal parametreler üzerine etkisi: Bir literatür derlemesi. Mersin Üniv Saglık Bilim Derg , 249-271.

Semra NAVRUZ, N. A. (2014). YÜKSEK PROTEĠNLĠ DĠYET AKIMLARININ VÜCUT AĞIRLIĞININ KORUNMASI VE SAĞLIK ÜZERĠNE KISA VE UZUN DÖNEMLĠ ETKĠLERĠ. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi .


0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör